Anasayfa / Editoryal / Unutmamak, unutturmamak için!

10 Ekim

Unutmamak, unutturmamak için!

Her birinin farklı çileleri, farklı hayalleri de vardı elbette ama barış ortak çabaları, ortak hedefleriydi


Twitter’ın tuhaf huylarından biri de doğum günü balonları. Bugün sabaha karşı 10EkimAnkara @barisportreleri hesabından paylaşım yapmaya başladığımızda pembe, mavi, sarı balonlar karşıladı bizi; günboyu da sürecek anlaşılan, bugün her barış portresi rengârenk balonlarla açılacak.
 
Oysa bugünün, @barisportreleri’nin ‘’doğum günü’’ olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız yoktu bizim. Doğrusu ya, balonların ima ettiği bu saf sevincin de bir karşılığı yok şu an hayatlarımızda. Barış için haykırmaya gitmişken hayatlarından olan 100 kardeşimizi, son 365 günün her gününde yaptığımız gibi yine saygıyla, minnetle, inatla hatırlıyoruz bugün; yine acıyla, kanayarak hatırlıyoruz.
 
Son 365 gün bize, onların Ankara’da, Gar Meydanı’nda çağırdıkları barışı getirmedi. Aksine, daha çok kanadık. Ölümler durmadı, başka meydanlarda, başka sokaklarda, başka mezralarda başka kardeşlerimiz havaya uçtu, şehirler yerle bir oldu, enkazın altından yanmış çocuk kemikleri çıktı, bir torbaya sarılmış et parçaları hâlinde oğullarına teslim edildi babalar. Şehirlisi köylüsü, kadını erkeği, genci yaşlısı, hukukçusu polisi, askeri gerillasıyla öldük, öldük, öldük. Ölüyoruz.
 
Barış, bir yıl öncesinden de uzak görünüyor şimdi. Ve barış, bir yıl öncesinden bile acil bir talep bugün.
 
Biz artık ölmek istemiyoruz. Suruç’la başlayan ve yıl boyunca devam eden korkunç katliamlarda; Cizre’de, Sur’da, daha nice Kürt şehrinde hayatı bitirmeyi göze almış kuşatmalarda; bombalı araçların açtığı dev çukurlarda; karakol baskınlarında; tankların yürüdüğü köprülerde; jetlerin bombaladığı tepelerde ölmek istemiyoruz. Barıştan, haktan, hukuktan yana seslerimiz artık kısılmasın, içimizdeki en iyileri Dört Ayaklı Minare’nin dibinde güvercin misali vuramasınlar istiyoruz.
 
Devlet de örgüt de öldürmekten vazgeçsin istiyoruz. Şiddetten beslenenler himaye edilmesin, intihar eylemcileri eylemden sonra değil, ölmeden öldürmeden önce ‘’yakalansın’’ istiyoruz. Kurşunu atanlardan, bombayı koyanlardan hukuk içinde hesap sorulsun istiyoruz.
 
Barış silahla, bombayla, olağanüstü hâlle, asimilasyonla, ezerek, yok sayarak, yok etmeyi deneyerek, ifadeyi yasaklayarak, konuşanı susturarak, yazanı hapse atarak, gazeteleri kapatarak, ekranları karartarak gelmiyor, gelmedi, gelmez, bunu doksan küsur yıldır biliyoruz. Barış konuşarak, birbirini eşitin sayarak, ona göre davranarak, bunun hukuki çerçevesini kurarak, özgür ifadeden korkmayarak gelir. Barış ancak ve sadece masada gelir. Biliyoruz.
 
10 Ekim Ankara Katliamı bir cumartesi sabahına bu bilgiyle, bu taleple uyanan, bu talebi haykırmak için biraraya koşan kardeşlerimizi aldı bizden. Her birinin farklı çileleri, farklı hayalleri de vardı elbette ama barış ortak çabaları, ortak hedefleriydi. Her birinin hayat hikâyesi o yüzden birer ‘’barış portresi’’ şimdi.
 
Bir yıl önce katliamın haberini alıp acıyla, öfkeyle sarsıldığımızda isyan etmenin ötesinde bir şey yapmak zorunda olduğumuzu hissettik. Punto24 olarak, barış için haykırırken hayatından olan her bir kardeşimize bir borcumuz olduğuna inanıyorduk çünkü. Onların bir sayıya, bir bilançoya indirgenmesine izin vermemek için, ailelerini, sevenlerini yalnız, taleplerini dilsiz, hayatlarını kayıtsız bırakmamak için her birinin hikâyesini o hikâyenin tanıklarından dinlemeye ve yazmaya karar verdik.
 
Barış Portreleri onlarca gazeteci ve yazarın Türkiye’nin dört yanında sürdürdüğü gönüllü çalışmayla yazılmaya, yayınlanmaya devam ediyor. Bu portreleri bugün tamamlamış olmayı dilemiştik, yapamadık. Ama çalışmayı, konuşmayı, yazmayı, ailelerle buluşmayı, mezar ziyaretlerini sürdürüyoruz. Kaybettiklerimizin hayatlarını öğrenme ve anlatma çabamızı sürdürüyoruz. Barış Portreleri çok yakında tamamlanacak, kitaplaşacak. O zamana dek yayınlanan portreleri sosyal medyada paylaşmayı sürdüreceğiz.
 
Bugün @barisportreleri sayfamızda uçuşan pembe, mavi, sarı balonları ise – evet – yadırgıyoruz. 10 Ekim katliamında kaybettiklerimizin anısına haftasonu Kadıköy’de uçurulan siyah balonlar bizim şu anki ruh hâlimize çok daha uygun. Ama şunu da biliyoruz: kaybettiklerimizin siyah-beyaz birer fotoğraflarıyla paylaştığımız Barış Portreleri’ni okuduğunuzda, rengârenk hayatlar çıkacak karşınıza. Böyle bir sonu asla hakketmemiş, hayatlar böyle sonlanmasın diye yaşanmış hayatlar. Unutmayın onları, unutturmayın.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design