Anasayfa / Medya izleme / “Kod adı ‘Abi’”

08 Eylül

“Kod adı ‘Abi’”

Eski AKP’li bakan Zafer Çağlayan’ın ABD’de devam eden Reza Zarrab davasına sanık olarak eklenmesi az sayıda gazetede yer aldı

  
 
ABD’de tutuklu yargılanan Reza Zarrab davasına ek iddianameyle eski AKP’li bakanlardan Zafer Çağlayan da sanık olarak eklendi. 
Cumhuriyet manşetten verdiği habere, “Kod adı ‘Abi’” başlığını attı ve “ABD’de tutuklu yargılanan Rıza Sarraf davasına ek iddianameyle eski AKP’li bakanlardan Zafer Çağlayan da sanık olarak eklendi. Cumhuriyet’in ulaştığı 53 sayfalık ek iddianamede Çağlayan’ın kod adı, 24 kez Türkçe ‘Abi’ olarak yazıldı. İddianamede, Çağlayan’ın bakanlığı sırasında Sarraf’tan on milyonlarca dolarlık nakit ve mücevher rüşvet aldığı, İran devleti lehine hizmet sunduğu iddia ediliyor. İddianameyle, ABD savcılığının elinde suçlamalara ilişkin ‘yüz binlerce e-mail ve on binlerce telefon tapesinin’ bulunduğu da ortaya çıktı. İran’a yönelik yaptırımların delinmesine Halkbank dışında başka bir bankasının da karıştığı öne sürüldü. Davayı takip eden CHP’li Yurter Özcan, ‘Çağlayan suçlu bulunursa rüşvet olarak aldığı ileri sürülen 700.000 TL’lik saatine ABD el koyar’ dedi” ifadelerini kullandı.

Evrensel gazetesi habere sürmanşetinde, “Zarrab davasında yeni halka: Eski bakan Çağlayan sanık” başlığıyla yer verdi ve 17 Aralık sürecinde 700 bin TL’lik saatiyle gündeme gelen AKP’li eski bakan Zafer Çağlayan hakkında ABD’de dava açıldı. Çağlayan 55 yıl hapis cezasıyla yargılanacak. Çağlayan’ın İran’a uygulanan ambargoyu delmekle beraber on milyonlarca dolarlık rüşvet aldığı iddia edildi. Ayrıca ek iddianameye 17-25 Aralık döneminde ayakkabı kutuları ile gündeme gelen Halkbank eski müdürü Süleyman Aslan da eklendi. Konuyu yakından takip eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddialarında adı geçenlerle ilgili Türkiye’de adil bir yargılama yapılmadığını anımsatarak ‘Bu rüşvetler Türkiye’de alınıp verilmiş rüşvetlerdi. Türkiye’de adalet mekanizması kırıldığı için bu suçlar yargılanamadı. Türkiye’de işlenen suçlar dolayısıyla başka bir ülkede yargılama yapılıyor olması hüzün verici’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Birgün gazetesi habere ön sayfasının altında, “Çağlayan, Sarraf dosyasına eklendi” başlığıyla yer ayırdı. Haberde, “Eski Bakan Zafer Çağlayan, ABD’de İran’a karşı yaptırımları delmek suçundan 75 yılla yargılanan Rıza Sarraf dosyasına sanık olarak eklendi. İddianameye eklenen isimler arasında eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ve Genel Müdür Yardımcısı Levent Balkan’ın yanı sıra Sarraf’ın çalışanlarından Abdullah Happani de bulunuyor. Bu dokuz isim, ABD’nin İran’a ekonomik yaptırımlarını delmek, ABD’yi aldatmak, bankaları dolandırmak ve para aklamakla suçlanıyor” ifadeleri yer aldı.
Sözcü gazetesi ön sayfasının altındaki haber için, “Eski bakanın adı da iddianameye girdi” başlığını kullandı ve “Reza Zarrab Davası’nda mahkemeye ek iddianame sunuldu. Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan ve Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan da sanıklar arasına eklendi. Çağlayan’ın 55 yıl hapsi istendi” dedi.

Hürriyet habere manşetin yanında, “Zarrab davasında sanık” başlığıyla yer verdi ve “ABD’de tutuklu Reza Zarrab’ın ‘İran’a yaptırımları ihlal’den yargılandığı davaya eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan da dahil edildi. New York Güney Başsavcılığı’na vekalet eden Joon H. Kim’in 53 sayfalık yeni iddianamesinde Çağlayan ve Aslan’a yöneltilen suçlama şöyle: ‘Amerikan finans sistemini kullanarak İran hükümeti ve başka İran kurumları adına yaptırımlarla yasaklanmış yüz milyonlarca dolarlık işlemi planlamak ve bu amaçla işbirliği yapmak.’ İddianameye sanık olarak yine ABD’de tutuklu eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’ya bağlı çalışan Levent Balkan ile Zarrab’ın kuryesi Abdullah Happani de eklendi. Sanıkların mallarına el koyma talebi bulunan iddianamede, ‘Çağlayan in milyonlarca dolar nakit ve mücevher rüşvet aldı’ iddiası var” ifadelerini kullandı.

“Türkiye; laik, sosyal bir hukuk devletidir!”

Birgün gazetesi manşetinde, “Türkiye; laik, sosyal bir hukuk devletidir!” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Yeni öğretim yılında okutulacak olan yeni müfredatın ders kitaplarına yer bulan skandal ifadelere bir yenisi daha eklendi. Her yaşanan deprem sonrasında kamuoyu gündemine gelen ‘günahkarlıktan kaynaklanıyor’ söylemleri yeni müfredatta kendine ‘Allah’ın kullarını imtihan etme şekli’ olarak sunulurken, sekülerizm konusuna ise din karşıtlığı denildi. Sekülerizmin Türkçeye ‘laiklik’ şeklinde çevrildiğinin belirtildiği kitapta, ‘dini önemsememe, hayatı yaşarken dine referans ve gönderme yapmama anlayışı sebebiyle dinden uzaklaşma sonucu doğurmaktadır’ denildi. Sekülerizm başlığı altında skandal ifadelerin devam ettiği kitapta ‘Laiklikte de sekülerizmde de siyasi ve toplumsal hayat düzenlenirken Allah’ı, vahyi, kutsalı dikkate almamak esastır’ ifadeleri kullanıldı. Yine imam hatip liselerinde okutulan Akaid dersi kitabında da sağlık sorunları ve doğal afetler Allah’ın kullarını imtihan etme biçimi olarak gösterildi. İslamiyete göre insanın görevinin hastalıkların tedavisi için gerekli adımların atılmasının vurgulandığı kitapta ‘Şifayı Allah’tan (c.c) istemeli ve iyileşmek için Allah’a (c.c) dua etmelidir’ denildi” ifadeleri yer aldı.   

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?
?
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design