Anasayfa / Medya izleme / “Teşvik yerine ‘hediye’ paketi”

10 Nisan

“Teşvik yerine ‘hediye’ paketi”

Evrensel ve Cumhuriyet, açıklanan “teşvik paketi”yle ilgili eleştirileri manşete taşırken, Birgün'ün manşeti günün dikkat çeken haberi oldu.

Cumhuriyet gazetesi manşetin altında, “Teşvik yerine ‘hediye’ paketi” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Aralarında Ethem Sancak’ın sahibi olduğu BMC’nin de yer aldığı 19 şirkete 23 proje için 135 milyar TL’lik yatırım desteği verildi. Vergi muafiyetleri, istisnaları, indirimleri, istihdam ve personel destekleri, kredilerde faiz ve kâr payı destekleri, bedelsiz arazi devri, kamu alım garantisi gibi teşvik unsurlarının bulunduğu teşvik sisteminde Bakanlar Kurulu’nun hazırladığı teşvik belgelerinin firma yöneticilerin dağıtıldığı törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Faiz oranlarını düşürmedikten sonra yatırım yapılabilir mi? Yüksek faizden yatırımcıyı kurtaracaksın ki yatırım yapabilsin. İstihdam gelecek, istihdam olunca üretim sonra da ihracat olacak. Proje bazlı yatırım teşvik sistemi bu ihtiyacın bir neticesi olarak ortaya çıktı” dedi. Erdoğan, Saray’da Proje Bazlı Teşvik Sistemi Tanıtımı ve 2017’de hazırlıkları tamamlanan yatırımlara teşvik belgesi dağıtım törenine katıldı. Törende 19 şirkete 23 proje için 135 milyar TL tutarında yatırım desteği verildi. Teşvik alan şirketler arasında 4 proje ile Ethem Sancak’ın sahibi olduğu BMC’nin de yer alması dikkat çekti. BMC 1.9 milyar liralık yatırım projesine destek alırken, Vestel, Tosyalı ve SASA 28’er milyar liralık teşviklerin sahibi oldu” ifadeleri kullanıldı.

Evrensel gazetesi habere manşetinde, “Vatandaştan al, şirketlere ver” başlığıyla yer ayırdı ve “Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütülen “Proje Bazlı Teşvik Sistemi”  ile kredi desteği sağlanacak şirketler, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'ın katılımıyla düzenlenen 2017 Yılında Hazırlıkları Tamamlanan Yatırımlara Teşvik Belgesi Dağıtım Töreni'nde açıklandı. Beştepe’de yapılan törende, 23 proje için 135 milyar TL’lik teşvik kredisi sağlanacak olan ve Hükümete yakınlıklarıyla bilinen 19 firma oldu. Proje Bazlı Teşvik Sistemi'yle yatırımcılar; Gümrük Vergisi muafiyeti, KDV istisnası, bina inşaat harcamaları için KDV iadesi, yatırım tutarının 2 katına kadar Kurumlar Vergisi indirimi veya 10 yıla kadar Kurumlar Vergisi istisnası, 10 yıla kadar sigorta primi işveren hissesi desteği, 10 yıl süreyle Gelir Vergisi stopajı desteği, nitelikli personel desteği, yatırımın finansmanında kullanılan yatırım kredisi için 10 yıla kadar faiz veya kar payı desteği, sermaye katkısı, 10 yıla kadar enerji desteği, yatırım yeri tahsisi ve belirli şartlarda söz konusu taşınmazın bedelsiz yatırımcıya devredilmesi, altyapı desteği, kamu alım garantisi gibi desteklerden yararlanacak” dedi.

“Her şeyin başı para”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Her şeyin başı para” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “AKP iktidarının ‘sağlıkta dönüşüm’ programının neresinde tutsanız elinizde kalıyor. Acil sağlık sorunu olan yurttaşlar, devlet ve şehir hastanelerine gittiklerinde uzun kuyruklarla karşılaşırken, özel hastanelerin acil servislerinde ise başta fahiş faturalar olmak üzere, tüyler ürperten uygulamalara maruz kalıyorlar. Devlet hastaneleri, şehir hastaneleri ve özel hastanelerin acil servislerini karşılaştırmak için çıktığım yolda ilk durağım İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servisi. Adımımı atar atmaz tam bir kaosla karşılaşıyorum. Zira hastanenin acil servisinin otogardan farkı yok. Onlarca insan ayakta dikilerek veya yere çökmüş halde sıra beklerken, kavgalar da kaçınılmaz oluyor. ‘Bu koşullarda tedavi olmanın imkanı yok” diyen Gül Deniz, “İstanbul gibi bir metropolün ortasında dahi devlet sağlık hizmeti veremiyor. Kardeşim düştü ve kalçası kırıldı. Saat 18’de buraya geldik. Röntgen, tomografi çekildi, ağrı kesici yapıldı, hâlâ hiçbir müdahale yapılmadı. Şu anda saat 11 ve hâlâ bekliyor. Doktorla muhatap olmak zor, hiçbir bilgi alamıyoruz’ ifadelerini kullanıyor. Şişli Etfal’de eşini bekleyen Nuran Gökalp, bir ay önce aynı hastanenin acil servisine geldiğinde, kendisinin başına gelen bir olayı anlatıyor: ‘Geçen ay, hiçbir neden yokken kusmaya başladım. Gün içerisinde 4- 5 kez kustum. Bu durum bir hafta kadar sürdü ve yataktan çıkamaz hale geldim. En sonunda çok kötü oldum ve acile gittim. Neyim olduğunu sorup kağıda yazdılar ve sıra aldım. Ardından sıra bana geldiğinde, doktor yüzüme bile bakmadan, benimle tek kelime etmeden bana ilaç yazdı. Böyle bir muayene ne kadar inandırıcı olabilir?’” ifadelerine yer verildi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design