Anasayfa / Medya izleme / “İşçilere adli kontrol zulmü”

06 Aralık

“İşçilere adli kontrol zulmü”

3. Havalimanındaki koşullarını protesto ettikleri için haklarında dava açılan işçilerin duruşmasına sadece Evrensel ve Cumhuriyet gazetesi yer ayırdı.



Evrensel gazetesi manşetinde, “İşçilere adli kontrol zulmü” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “İstanbul 3. Havalimanı'nda kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için hakkında dava açılan 31'i tutuklu, 61 işçinin yargılandığı davada tahliye kararı verildi. Serhat Bilici dışında tutuklu bulunan tüm işçiler hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verildi. Mahkeme tutuklu bulunan Serhat Bilici'nin sorgu ve delillerin tespitini yapılmasına karar vererek davayı 20 Mart 2019 saat 09.00'a ertelendi. Gaziosmanpaşa Adliyesi 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu ve tutuksuz işçilerin savunmasının ardından söz alan avukatlar, tüm işçilerin ve sendikacıların müvekkiller tahliyelerini talep etti. Adli kontrol şartının ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını istedi. Kararı Evrensel'e değerlendiren Avukat Songül Beydilli, ‘Başka bir suç nedeniyle tutuklu olan Serhat Bilici'nin duruşmaya SEGBİS ile katılım kararı olmasına rağmen mahkemenin fiziki koşullarının uygun olmaması nedeniyle ifadesi alınamadı ve tutukluluğunun devamına karar verildi. 30 tutuklu işçi hakkında adli kontrol ve yurt dışı yasağı konuldu. Her Pazar işçiler karakola imza verecek. Avukatların işçilerin duruşmadan vareste tutulmaları yönündeki talebi de reddedildi. Daha önceden tutuklanan ve serbest bırakılmış olan işçiler için ise haftanın 3 günü imza vermeleri yönünde karar verildi. Yurtdışı yasakları da var. Adli kontrol bu işçiler açısından çalışmalarını engelleyen bir durum. 3 gün ciddi bir engel. Çalışma haklarının engellenmesi anlamına geliyor. Adli kontrolle işçiler cezalandırılıyor bir anlamda. Zira deliller toplanmış durumda ve tutuklanma nedenleri olmadığı gibi adli kontrolün nedenleri de ortadan kalkmış oluyor. Tutuklama nedeni varsa adli kontrol talebine başvurulabilir’ dedi” ifadeleri yer aldı.
Cumhuriyet gazetesi habere ön sayfasının altında, “78 gün sonra 30 işçi tahliye” başlığıyla yer ayırdı ve “Aralarında DİSK Dev-Yapı İş Sendikası Başkanı Özgür Karabulut'un da bulunduğu 62 üçüncü havalimanı işçisinin ilk duruşması görüldü. Duruşmada tutuklu bulunan 31 işçiden 30'u hakkında adli kontrol şartı ile tahliye kararı verildi. Davanın bir sonraki duruşması 20 Mart'a ertelendi” dedi.

“Enflasyondaki düşüş pazara uğramamış”

Sözcü gazetesinin manşetinde, “Enflasyondaki düşüş pazara uğramamış” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayında enflasyonun aylık olarak yüzde 1.44 düştüğünü, yıllık enflasyonun yüzde 21.62'ye indiğini açıkladı. Biz de ‘Bu düşüş çarşı pazarda hissediliyor mu?’ sorusunun cevabını bulmak için salı günleri kurulan Beylikdüzü Semt Pazarı'na gittik. Pazarda alışveriş yapanların büyük çoğunluğu, ay sonunu zor getiren emeklilerdi. ‘Eskiden 100 lira ile her şeyimizi alırdım’ diyen Gülşen Teyze elindeki poşetleri gösterip ‘Balık ve yumurta aldım, 50 lira gitti. Sebzesi meyvesi daha yok. Kimin enflasyonu düşmüş?’ diye sordu. Sadece vatandaş değil, pazarcı esnafı da dertli… Onlar da ‘Pazarda yangın var. Enflasyon yüzünden satışlar azaldı. Gelirimiz yarı yarıya düştü. Nasıl geçineceğiz’ diye dert yandı” ifadeleri kullanıldı.

“Asgari yaşam”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Asgari yaşam” başlıklı haberinde, “Dolar kurundaki yükseliş, enflasyonda son 15 yılın rekorları, kasımdaki düşüşe rağmen yıllık enflasyonun yüzde 21,62’ye yükselmesi, temel gıdada ise soğan patates gibi ürünlerde yüzde 50’ye ulaşan zamlar ve tüm bunların karşısında net bin 603 TL asgari ücret... Oysa Türk-İş’in son araştırmasına göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 943 TL. Asgari ücret görüşmeleri bugün işte bu kara tablonun gölgesinde başlıyor. Yaklaşık 7 milyon asgari ücretli, 3 milyon asgariye çok yakın ücretli ve aileleri ile neredeyse Türkiye’nin yarısını oluşturan emekçilerin gözü kulağı bugün Bakanlık’ta yapılacak toplantıda olacak. Biz de bu toplantı öncesi asgari ücretle ayakta kalmaya çalışan yurttaşlara sorduk: Bir asgari ücretli nasıl yaşar? Gazi Mahallesi’nde yaşayan iki aileye sorduk bu soruyu. Bir çocukları olan Deniz-Gülcan Bolat çifti ‘Temel gıda maddelerini bile alırken zorlanıyoruz’ diyor. Deniz Bolat, inşaat işçisi. Gülcan Bolat ise bir süre önce işten atılmış. Kızları 5 yaşında. Deniz Bolat bu zorlu yaşamı şöyle özetliyor: En temel gıda maddelerini bile bir değil yarım kilo alıyoruz. Bir ay aldığım ürünü diğer ay alamıyorum. Çocuğun görüp istediği şeyler oluyor. Alamıyorsun. İnsanın içinde ukde kalıyor. Çocuğum beş yaşında. Bir şey isterken tereddüt ediyor ya da alamayacağımı söylediğimde ‘Paramız yok değil mi?’ diyor. Bu çok dokunuyor bana, zor geliyor. Biz yetişkinleriz, ancak beş yaşındaki çocuk bile yoksulluğu derinden hissediyor, farkına varıyor. Hayatın şartlarına onlar da alışıyor. Sürekli borç içindeyiz. Taksitle yaşıyoruz. Yeri geliyor bazı taksitlerde akrabalar yardımcı oluyor, durumu biraz daha iyi olan varsa onlar ödüyor. Eskiden eşimle sinemaya giderdik. Şimdi yorgun argın eve gelip yatıyorsun. Zaten dışarı çıkınca para harcamak zorundasın. Sinemaya gitmek hep geçmişte kaldı. Eve hapsolduk. Eskiden düğün filan oldu mu oralara giderdik eş dost akraba görür eğlenirdik. Şimdi düğün olur mu acaba diye endişeleniyoruz, düğünden korkar olduk, artık bu gibi şeyler yeni bir borç demek. Cebinde 50 TL ile pazara gidiyorsun. Hiçbir şey alamadan geri geliyorsun. Yoksulun temel gıdası patates soğan. Ama bunları aldığında bile para kalmıyor. Yemeğe artık bir değil yarım soğan koyuyorsun. Kırmızı etten bahsetmeyelim zaten, bunlar artık komik. Et yemeğinin içine koyacak malzemeleri alınca bitiyor paran, ne eti? Onun yerine tavuk. Zaten takviyeyle yetişen tavuğun eti çocuğa ne fayda sağlar” ifadelerine yer verdi.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design