Anasayfa / Medya izleme / “‘Oy’un hesaplı!”

10 Ocak

“‘Oy’un hesaplı!”

Yeni Yaşam gazetesinin “‘Oy’un hesaplı!” başlıklı manşeti gündemde öne çıktı.

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “‘Oy’un hesaplı!” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Türkiye 31 Mart yerel seçimlerine hazırlanırken, seçim ve sandık güvenliğine ilişkin endişeleri artıracak uygulamalar devreye girdi. Yerel seçimler öncesi Siirt, Şırnak ve Hakkari kent merkezleri ile ilçelerinde karşılaşılan seçmen kaydırma hilelerine Urfa’nın Halfeti ilçesi de eklendi. Şırnak, Siirt ve Hakkari’den sonra belediyesine kayyum atanan Urfa’nın Halfeti ilçesine de 23 ilden 3 bin 187 seçmen kaydırıldı. Skandal, listelerin askıya çıkması ile ortaya çıktı. Kaydırılan seçmen sayısının son seçimlerde HDP’nin AKP’ye attığı oy farkının biraz üstünde olması dikkat çekti. Partilerin yerel seçimlere ilişkin çalışmaları devam ederken, sandık güvenliğine ilişkin kuşkular doğuran adımlar atılmaya başlandı. AKP iktidarının kayyum atadığı ve HDP’nin kaleleri olarak bilinen yerlere yoğun seçmen kaydırılıyor. Kaydırılan seçmenler polis, asker, korucu ve kamu görevlilerinden oluşuyor. Siirt, Şırnak ve Hakkari’nin ardından Urfa Halfeti’de de seçmen listelerinin askıya çıkarılmasıyla birlikte kolluk kuvveti olduğu belirtilen 3 bin 187 seçmenin kaydırıldığı ortaya çıktı. İlçenin 7 Haziran 2015 yılında seçimlerinde 22 bin 735 kişi olan seçmen sayısı, 3 yıl sonraki 24 Haziran 2018 seçimlerinde 24 bin 148 kişi olarak açıklanmıştı. İlçede 3 yılda sadece bin 413 kişi artan seçmen sayısının, 24 Haziran seçimlerinden bu yana geçen 6 ay içerisinde birdenbire 27 bin 335’ye çıkması dikkat çekti. 3 bin 187 artış ile askıya çıkarılan seçmen listeleri üzerine yapılan incelemede ilçe merkezi ve kırsal mahallerine İstanbul, Ankara, Mersin, Antalya, İzmir, Antep, Kilis’in aralarında olduğu 23 ilden 3 bin 187 kişinin kaydırıldığı anlaşıldı. Üstelik kaydırılan bu seçmenlerin çok büyük bir bölümün polis ve diğer devlet memurların olduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde Urfa’nın Akçakale ve Harran ilçelerinden bin, diğer kentlerden ise 2 bin 187 seçmenin Halfeti’ye kaydırıldığı tespit edildi” ifadeleri kullanıldı.

“Demokrasi liginde 110. sıraya düştük”

Sözcü gazetesinin manşetinde, “Demokrasi liginde 110. sıraya düştük” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “Dünyanın en saygın haber dergilerinden The Economist'in de olduğu grup içerisinde yer alan Economist Intelligence Unit’in 2006'dan beri her yıl yayınladığı demokrasi endeksi, Türkiye için kötü bir tablo ortaya koydu. 167 ülkenin demokrasi düzeylerinin incelendiği listede, Türkiye 110'uncu sırada yer bulabildi. Geçen yıla göre 10 basamak gerileyen Türkiye, ‘Batı Avrupa' kategorisinde ise sonuncu oldu. Bu düşüşün gerekçeleri arasında yeni sistemde cumhurbaşkanının yeteri kadar denetlenememesi yer aldı. Ayrıca Haziran 2018'de yapılan seçimlerin olağanüstü hal şartlarında gerçekleştiği ve ‘büyük oranda adil olmadığı’ belirtildi. Türkiye'nin en düşük not aldığı alan 10 üzerinden 2.35 ile ‘sivil özgürlükler' oldu. ‘Seçim süreçleri ve çoğulculuk' alanındaki notu 4.50 olan Türkiye, ‘hükümetin işleyişi', ‘siyasi katılım' ve ‘siyasi kültür' alanlarında 5'er puan aldı. Türkiye'nin genel notu ise 4.37 oldu. Bu sonuçla Türkiye, demokrasi ve otoriterliğin karışımı olan ‘hibrit (melez) rejim’ kategorisinde değerlendirildi. Türkiye, Batı Avrupa'da bu kategorideki tek ülke oldu. Böylece Türkiye, bu listede 2012'den beri süren düşüşüne devam etti. Türkiye'nin puanı 2012'de 5.76, 2013'te 5.63, 2014 ve 2015'te 5.12, 2016'da 5.04, 2017'de ise 4.88 olmuştu. Avrupa'da en büyük düşüş 12 sıra gerileyerek 33'üncülüğe düşen İtalya'da oldu. 9 basamak düşerek 144'üncü olan Rusya ise ‘otoriter’ ülkeler arasında sınıflandırıldı” ifadelerine yer verildi.

“Baş ağrıtmayacak vatandaş aranıyor”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Baş ağrıtmayacak vatandaş aranıyor” başlıklı haberinde, “Yaklaşan yerel seçim öncesi AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘müjde’ diye sunulan kredi kartı borçlarının Ziraat Bankası tarafından yapılandırılmasına dair düzenlemenin ayrıntıları netleşmeye başladı. Detaylar düzenlemenin birçok kritere bağlı olduğunu, borçluları kapsamadığını gözler önüne serdi. Sayıları 2,5 milyonu bulan kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin Ziraat Bankası’nın 24 aya kadar aylık yüzde 1.10, 60 aya kadar aylık yüzde 1.20 faizle yapacağı yapılandırmadan yararlanabilmesi için takibe düşmemiş olması gerekiyor. Bunun dışında kişinin diğer bankalardaki borçları dikkate alınacak ve ödeyeceği taksit aylık gelirinin yüzde 75’ini geçemeyecek. En önemli detay ise borçlunun geliri yoksa, kredi yapılandırılmayacak. Ödeme direkt karta yapılacak. Ödeme yapılan kart kapatılacak. Kişi isterse Ziraat ona yeni kredi kartı verecek. İstemez ise kart tamamen ortadan kalkacak. Yapılandırma her şeyden önce yasal takibe düşmemiş kişiler için yapılacak. Varlık yönetim şirketlerine (VYŞ) gönderilmiş dosyalarda olanlar veya bankanın yasal takip başlattığı kişiler bu olanaktan yararlanamayacak. Kartının asgarisini yatıran veya asgarinin üstünde ödeme yapan ancak tümünü ödeyemeyen vatandaşın bu borcu tüketici kredisi verilerek kapatılacak. Ödeme tabii ki kişiye değil direkt kredi kartına yapılıp kart borcu kapatılacak. En önemlisi üstlenilen kart borcu gelire endeksli olacak. Diğer borçları ile birlikte kişinin ödeyeceği aylık taksit aylık gelirinin yüzde 75’i kadar olacak. Bu tutar aşılmayacak. Borcu ödenen kart kapatılacak. Kişinin kart borcu kapatıldıktan sonra kişiye isterse Ziraat Bankası tarafından yeni kredi kartı verilecek. İstemez ise kart verilmeyecek” ifadelerini kullandı.

“Saray’ın şakası”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Saray’ın şakası” başlıklı habere yer verdi: “İktidarı döneminde kıyı ve ormanları betona boğan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevreciliği anımsadı. Erdoğan, ‘Yatay mimaride ısrar ediyorum. Böyle gelmiş, böyle gider diyemeyiz. Deniz kenarlarını, ormanlarımızı betona çevirme gayreti içinde olanlar var’ dedi. Erdoğan, Çevre Bakanına da ‘Kimsenin gözünün yaşına bakmayacaksın’ diye seslendi. Erdoğan’ın çevreye sahip çıkma çağrısı yaptığı gün AKP, Kıyı Yasası’nı da askıya alan ‘torba öneri’yi Meclis’e sundu. Buna göre Bitlis Ahlat’ta Van Gölü kenarına planlanan Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün inşası için yapılaşmayı sınırlayan hükümler uygulanmayacak. Muafiyet İzmir ve Rize’deki bazı alanları da kapsıyor.” 
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design