Anasayfa / Medya izleme / “Evdeki hayaletler”

11 Ocak

“Evdeki hayaletler”

Cumhuriyet ve Birgün gazeteleri 31 Mart öncesi “hayali seçmenleri” manşete taşıdı


Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Evdeki hayaletler” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “YSK’nin seçmen listelerini askıya çıkarmasının ardından CHP ve HDP ‘hayali seçmen’ iddialarını gündeme taşıdı. CHP’liler İstanbul Adalar’da 500 hayali seçmenin ardından, Üsküdar’da da birçok adreste hayali seçmen olduğunu belgeledi. Ailesinin Üsküdar Belediyesi’nden aldığı ‘Bebek Çeyizi’ ihalesinin ortaya çıkması ve sonrasında da belediyenin denetim komisyonuna üye olarak seçilmesiyle gündeme gelen AKP’li meclis üyesi İlyas Karayel’in Bulgurlu’da yaşadığı binada bir dairede 18 kişinin olduğu belirlendi. Yine aynı mahallede AKP’li belediye meclis üyesi Süleyman Gedikoğlu’nun evinde 40 kişinin kaydedildiği ortaya çıktı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, seçmenlerin farklı bölgelere taşındığı yönünde önemli açıklamalar yaptı. Gürer, ‘Niğde’nin Ulukışla ilçesinde 24 Haziran seçimlerinden bu yana 1700 seçmen fazlalığı oluşmuş. Tabelasında 5 bin 800 yazılı ilçede seçmen sayısı 5 bin 900’a çıkmış. Burada AKP’li bir belediye başkanı görev yapıyor. Ben bu konuyu Meclis gündemine getirince, belediye başkanı Ulukışla’ya çok büyük bir ilgi olduğundan bahsetti. 1700 seçmen hangi cazibeyle Ulukışla’ya geldi’ diye sordu. HDP milletvekili Meral Danış Beştaş, Güneydoğu’da seçmen kaydırmaları yaşandığını ve sahte seçmen kayıtları yapıldığını belirtti. Yalnızca Şırnak Uludere’de 2018 genel seçimlerinde 5 bin 201 olan seçmen sayısının kısa sürede 7 bin 163’e çıktığını söyleyen Beştaş, ‘Küçücük bir ilçede nüfus yüzde 40 artmış. AKP halkın iradesine güvenmiyor. Halkın kendisine oy vermeyeceğini biliyor’ dedi. HDP Sözcüsü Saruhan Oluç da Şırnak, Siirt ve Şanlıurfa'da seçmen kaydırması yapıldığı yönünde raporlar bulunduğunu belirterek, buralara HDP ile AKP seçmeni arasındaki fark kadar seçmen getirildiğini söyledi” ifadeleri kullanıldı.

Birgün gazetesi habere ön sayfasının altında, “Nüfus: 5 bin 800, Seçmen: 5 bin 900” başlığıyla yer verdi ve “Yerel seçimler yaklaşırken AKP ve MHP’nin, kazanma ihtimali az olan yerlere çevre illerden seçmen kaydırdığı iddiaları ardı ardına geliyor. Bunun son örneğini CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer açıkladı. Meclis’te basın toplantısı düzenleyen Gürer, ‘Ulukışla’da 24 Haziran seçimlerinden bu yana 1700 seçmen fazlalığı olmuş. Tabelasında 5 bin 800 yazan ilçede seçmen sayısı 5 bin 900’a çıkmış. Burada AKP’li bir belediye başkanı görev yapıyor’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Leyla Güven için uluslararası çağrı

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Uluslararası çağrı” başlıklı haber yer aldı. Haberde, “PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmesi önündeki engellerin kaldırılması talebiyle 65 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan DTK Eşbaşkanı, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ile dayanışma büyüyor. Farklı cezaevlerinde tutukluların 16 Aralık’ta başlatmış olduğu süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi de her geçen gün eklenen yeni katılımlarla yayılıyor. Eyleme Avrupalı ve Ortadoğulu parlamenterlerden de destek geldi. İrlanda, İspanya, Almanya, Kıbrıs, Yunanistan, Irak, İsrail, Suriye ve Filistin gibi pek çok ülkeden siyasetçinin kaleme aldığı bildiriyle ‘mutlak bir tecridin barış girişimlerini sekteye uğrattığı’ vurgulanırken, Ankara yönetimine Güven’in serbest bırakılması ve Öcalan’a dönük tecride son verilmesi çağrısı yapıldı. Açlık grevinin getirdiği olumsuzluklarının tüm bedeninde hisseden, tansiyon düzensizliği, mide bulantısı, halsizlik, baş ağrısı, mide krampı, sese ve ışığa hassasiyetin artması gibi birçok sağlık sorunu yaşayan Güven için yayınlanan bildiride, kötüleşen sağlık durumuna da dikkat çekildi. Güven’in devam eden açlık grevi nedeniyle önemli bir kilo kaybı yaşadığı, gerekli ilaçlarını alamadığı belirtilirken, her geçen gün kötüleşen sağlığından derin bir endişe duyulduğu kaydedildi. Güven’in talebine de değinilen bildiride, 11 Ekim 2016’dan bu yana Öcalan’ın sağlığı hakkında bilgi alınamadığı ve ne telefonla ne yüz yüze ne de elektronik posta yoluyla kimseyle görüştürülmediğine vurgu yapıldı. Mutlak bir tecridin yeniden bir diyalog başlatma ve barış sürecini devam ettirme çabasını engellediği belirtilirken, ‘Leyla Güven’in mesajını duyuyoruz’ denildi. Bildiride, son olarak Ankara yönetimine, kendi yasalarını tanıyarak tutuklu milletvekili Güven’i derhal tahliye etmesi ve Öcalan ile birlikte diğer siyasi tutuklulara uygulanan tecridi sonlandırılması çağrısında bulunuldu. Bildiride, ‘Kürt sorunun tek çözümü barışçıl ve demokratik diyalogdur, tecrit ve hapsetmek değildir’ denildi” ifadeleri kullanıldı.

“Günlerdir düşünüp bu cevabı mı buldun?”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Günlerdir düşünüp bu cevabı mı buldun?” başlıklı haberde, “TBMM Başkanı ve AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Binali Yıldırım, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla parlamento muhabirleri ile kahvaltıda bir araya geldi. Yıldırım, CHP’li Özgür Özel’in ‘Seçilirse TBMM Başkanlığı’na geri dönecek’ açıklamasına işaret edilmesi üzerine, ‘Belli ki kazanacağım içlerine doğmuş, ‘seçilse de geri dönecek’ diyor. Ben çıktığım yoldan geri dönmem’ dedi. Anayasa’nın 94’üncü maddesindeki TBMM Başkanı’nın ‘Üyesi bulunduğu partinin Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine katılamayacağı’ hükmünü kendisine göre yorumlayan Yıldırım, düzenlemenin ‘yasama faaliyetleriyle ilgili olduğunu’ savundu. Yıldırım, özetle şöyle devam etti: ‘Anayasa’nın 94’üncü maddesi ve diğer yasaları bir arada düşündüğümüzde, Meclis Başkanı’nın aday olmasında herhangi bir hukuki sorun, sıkıntı yok. 94’üncü maddeye göre ‘siyasi faaliyetler yapılamaz.’ Bizim burada yaptığımız bir siyasi faaliyet yok. Seçim bir siyasi faaliyet değildir. Seçim, aday olduğunuz işle ilgili vatandaşlara ‘ne yapacaksınız, ne edeceksiniz, niye aday oldunuz’ bunları anlatmaktır. Anayasa’nın 94’üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında yasama faaliyeti, kürsü faaliyeti ile ilgili olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu tartışma siyasi bir tartışmadır, hukuki bir alt yapısı yoktur. Bir hukuksuzluk iddiası varsa gideceği mercii YSK’dır. YSK önüne konu geldiğinde kararını verecektir.’ Yıldırım, TBMM Başkanı olmasının diğer adaylarla arasında bir eşitsizlik yaratıp yaratmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken ‘Meclis Başkanı’nın elinde hiçbir imkân yok. Bütçesi yok, seçimde harcayacağı tek kuruş yok. İcracı bir makam değil, itibari bir makam. Ama bir belediye başkanının elinin altında her türlü imkân mevcut. Benim bir teklifim var madem öyle, bütün seçime girecekler bulundukları görevleri bıraksınlar’ dedi. ‘Siz de dahil mi?’ sorusuna ‘Herkes dahil’ karşılığını veren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Hep beraber bırakalım, o zaman hiçbir tartışma kalmaz. Kaldı ki tartışılacak bir konu yok. Türkiye hukuk devleti. Hukukun verdiği bir imkan ve haktan birilerinin hoşuna gitmedi diye vazgeçecek değiliz, kusura bakmasınlar’” ifadelerine yer verdi.
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design