Anasayfa / Medya izleme / “Hesapta yüzde 20, mutfakta yüzde 30”

05 Şubat

“Hesapta yüzde 20, mutfakta yüzde 30”

Ocak ayı enflasyonu çoğu gazetede yer bulamadı. Sedat Peker’in ‘silahlanma çağrı’sı ise yalnızca Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerinde yer aldı.


Ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 20.35’e çıktı.

Evrensel gazetesi habere manşetinde, “Hesapta yüzde 20, mutfakta yüzde 30” başlığıyla yer verdi ve “Gıda fiyatlarındaki artış yüzde 31, ev eşyasında yüzde 29, çeşitli mal ve hizmetlerde ise yüzde 30. Açıklanan yüzde 20. 35’lik enflasyon ile vatandaşın enflasyonu arasında uçurum var. Marketlere yapılan baskınlara rağmen enflasyonun arttığı görüldü. Patlıcan, biber, ıspanak, domates gibi sebzelerde aylık fiyat artışları yüzde 40 ile yüzde 90 arasında değişti. Öncesinde gelen fahiş zamlar ve kış aylarında tüketimin artması nedeniyle elektrik, doğal gaz, su fiyatlarındaki indirimi vatandaş çok hissetmedi. Giyim grubunda mevsim etkisiyle yaşana fiyat düşüşlerini de… Enflasyonda iki suçlu gösteriliyor: Hava şartları ve ‘fırsatçılar’. Fiyatları hale gelen ürünlerdeki düşüş artırıyor. Gelen ürün düşüşünün bir nedeni de hava şartları ise diğer nedeni artan maliyetler nedeniyle çiftçilerin üretimden vazgeçmesi. Hava suçlu ilan edilemez. ‘Fırsatçı’ diyerek market basarak fiyatlar düşseydi, depo baskından önce 4 lira olan soğan şimdi 8 lira olmazdı” ifadelerini kullandı.

Birgün gazetesi ön sayfasının altındaki habere, “Enflasyon yine yüksek” başlığını attı ve “Enflasyon 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %1,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre %1,06, bir önceki yılın aynı ayına göre %20,35 ve on iki aylık ortalamalara göre %17,16 artış gerçekleşti. Yıllık en fazla artış yüzde 30,97 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yaşandı” dedi.

Cumhuriyet habere birinci sayfasının altında, “Emekçi ilk aydan yandı” başlığıyla yer ayırdı ve “Ocak ayı enflasyonu, memur, işçi ve emekliye yapılan zamları katladı. Taşerondan kamuya ve belediyelere geçen işçilerin ücret zamları ise adeta ‘devede kulak’ kaldı. Yılın ilk ayında ortaya çıkan enflasyon rakamı, asgari ücrete yapılan yüzdelik zammın da üçte 2’sini şimdiden götürdü. Aralık ayında yüzde 20.30 olan yıllık enflasyon, ocak ayında 20.35’e çıktı” ifadelerine yer verdi.

Sözcü gazetesi manşetindeki, “Patlıcan-biber terörist çıktı” başlıklı haberde, “Çarliston biberin fiyatı yüzde 87, patlıcanın fiyatı yüzde 80 artınca ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 20.35 çıktı. Pazar yangın yeri olurken mutfak masrafının nasıl uçtuğu gözler önüne serildi! 2004 yılından bu yana en yüksek yıllık ocak ayı enflasyonu gözlendi. Gıda enflasyonu yüzde 30.97 ile 2004'ten bu yana en yüksek seviyede çıktı. Enflasyon ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.35 arttı. Aylık enflasyon aralık ayına göre yüzde 1.06 yükseldi.  Ana harcama grupları itibariyle 2019 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan, çeşitli mal ve hizmetlerde %3,62, sağlıkta %3,56, eğlence ve kültürde %3,18 ve lokanta ve otellerde %1,07 artış gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

“Peker’den provokatif çağrı”

Organize suç örgütü liderliğinden hüküm giyen Sedat Peker, seçimlerde çıkabilecek eylemlere karşı ‘silahlanma’ çağrısı yaptı.

Evrensel gazetesi habere manşetin yanında, “Peker’den provokatif çağrı” başlığıyla yer verdi ve “Organize suç örgütü liderliğinden hüküm giyen Sedat Peker, İstanbul’da katıldığı bir açılışta Cumhur İttifakına destek vermenin yanı sıra seçimlerde çıkabilecek eylemlere karşı ‘silahlanma’ çağrısı yaptı” dedi.
Cumhuriyet gazetesi manşetin üstünde yer ayırdığı habere, “Kimden güç alıyorlar?” başlığını attı ve “AKP ve MHP'ye verdiği destekle bilinen ve AKP ve MHP’ye verdiği destekle bilinen ve ‘organize suç örgütü lideri’ sıfatıyla daha önce ceza alan Sedat Peker, İstanbul Ataşehir’de katıldığı bir açılışa gelen taraftarlarına Cumhur İttifakı’na destek ve silahlanma çağrısı yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘ya beka ya bela’ dediğini belirten Sedat Peker, bu nedenle bu seçimde ölümüne Cumhur İttifakı’nın destekleneceğini söyledi. ‘Biz bu vatanın delileriyiz, fedaileriyiz’ diyen Peker, ‘Şimdiden seçimlerde YSK’yi tanımadıklarını söylüyorlar, seçim sonucuna göre insanları, partililerini sokaklara dökecekler. Bunun amacı terör örgütleri mensuplarının da o partililerin arasına katılıp ülkeyi yakmaları ve yıkmalarıdır. Polisimiz, askerimiz güçlüdür ancak bu ülkenin evlatları da bu ülkenin sokaklarını koruyacaklar’ ifadelerini kullandı. Silahın iyi insanların elinde bir güvence olduğunu söyleyen Peker, ‘Bu sebeple imkânı olanlar ruhsatlı silahlar, av tüfekleri alsınlar, mutlaka hazırlıklı olsunlar’ dedi” ifadelerine yer verdi.

“Yüksek torpil”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Yüksek torpil” başlıklı habere yer verdi. Haberde, “Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun akrabasının Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nce yüksek lisansa kabul edilmesi ve sonrasında yaşananlar ‘torpil’ iddiasını gündeme getiriyor. Yüksek lisans için başvuru yapan 49 kişilik listede Çavuşoğlu’nun yeğeninin eşi ALES sonuncu gözüküyor. Bu isim tüm değerlendirmede ise sondan ikinci sırada yer alıyor. Çavuşoğlu’nun akrabasının ALES ve yabancı dil sınavlarında son sıralarda yer almasına rağmen yüksek lisansa kabul edilmesinin ardından üniversite yönetimince çok tartışma yaratacak iki adım atılıyor. İlk önce üniversitenin internet sitesinde puanlara ve sonuçlara ilişkin duyurulan liste yayından kaldırılıyor. Listenin eksisozluk.com’da yayımlanmasının ardından ise üniversite rektörlüğünün talebi üzerine Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliği 16 Ocak 2019 tarihinde listeye erişim yasağı getiriyor. Üniversite yönetimi yüksek lisansa başvuran adayların tepkisine karşı sessizliğini koruyor. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi tezli yüksek lisans programına kayıt yaptırmaya hak kazananlar listesinde, programa başvuranlar arasında yapılan değerlendirmede sondan ikinci sırada yer alan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun akrabası Şeyda Çavuşoğlu da yer aldı. Enstitü yaptığı değerlendirmede yüksek puan alan adayları eleyip, ALES’te sonuncu, genel değerlendirmede sondan ikinci olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun akrabası Şeyda Çavuşoğlu’nu yüksek lisansa kabul etti. Özel bir üniversitenin psikoloji bölümünden mezun olan Çavuşoğlu’nun, ALES ve yabancı dil sınavlarında son sıralarda yer almasına rağmen yüksek lisansa kabul edilmesinin ardından, diğer adaylar rahatsız oldu ve tepki gösterdi. Tepkilere yanıt vermek yerine üniversite sonuçlara ilişkin hazırlanan listeyi üniversitenin internet sitesinden kaldırmayı tercih etti. Ancak aynı liste, yüksek lisanslara ilişkin duyuruları yayımlayan bir başka internet sitesinde yer almayı sürdürdü” ifadeleri yer aldı.

“Bu kadar ucuz mu?”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Bu kadar ucuz mu?” başlıklı haberde, “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı ‘Ocak Ayı İş Cinayetleri Raporu’na göre, ocak ayında en az 155 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda işyerlerindeki ısınma ve barınma sorununa dikkat çekildi. Buna göre, yılın ilk ayında 15 işçi, işyerlerinde çalışırken ya da barınırken ısınmak isteyince yanarak ya da zehirlenerek hayatını kaybetti. Ocak ayında ısınma/barınma sorunu nedeniyle yaşanan iş cinayetlerinden bazıları şöyleydi: İstanbul Fatih’te gündüz çalıştığı, akşam kaldığı işyerinde çıkan yangında 1 işçi, Dolapdere’de bir torna atölyesinde yine yangında 1 işçi, Ankara’da mobilya atölyesinde çıkan yangında 5 Suriyeli işçi can verdi. İstanbul Bayrampaşa’da bir tekstil atölyesinde 2’si çocuk 3 işçi, ısınmak için yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti. İlkokul inşaatında gece bekçisi yaktığı sobadan, tır şoförü tır garajında yaktığı tüpten sızan gazdan dolayı yaşamını yitirdi. Diyarbakır’da da çalışmak için okulu bırakmak zorunda kalan bir çocuk işçi, sanayi sitesinde harlanan sobanın patlaması sonucu öldü. Raporda, tüm bu ölümlerin ortak nedeninin kötü barınma koşulları ve bununla bağlantılı ısınma/elektrik sistemiyle ilgili sorunlar olduğuna dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi: ‘İşçilerin barınma sorunu vardır ve bu sorun acilen çözülmelidir. İşçilere barınma yeri dahi sağlanmamakta, on binlerce işçi işyerinde yatıp kalkmaktadır. İşyerlerinin çoğu ruhsatsız, kaçaktır. Davutpaşa Katliamı bunun en önemli örneklerinden biridir. İşyerleri acil durumlara, yangına hazır değildir, ısıtılmamaktadır, işçiler donmamak için yanarak ölmektedir. İşyerlerinin elektrik tesisatı bırakın elektrikli ısıtıcıları, normal kullanımda bile sorun yaratacak kadar ilkel ve yetersizdir. Mevzuatta yazan hiçbir maddeye uyulmamaktadır. İnsanca barınma hakkı işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinin bir parçasıdır.’ Rapora göre, ocak ayında yaşamını yitiren 155 işçinin 135’i ücretli (işçi ve memur), 20’si ise kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluştu. Ölenlerin 11’i kadın, 144’ü erkekti. Kadın işçi cinayetleri tarım, tekstil, ticaret, eğitim işkollarında gerçekleşti. Geçen ay hayatını kaybeden göçmen işçi sayısı ise 19” ifadelerini kullandı.
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design