Anasayfa / Medya izleme / Yeni Akit ve Akif Beki! Netflix and chill please!

02 Ağustos

Yeni Akit ve Akif Beki! Netflix and chill please!

Ülkedeki ifade özgürlüğü gündeminin yeni bölümünde Netflix, Yeni Akit ve Akif Beki'nin kıskacında

“İfade özgürlüğünün sınırları”nın iktidar ve gazeteleri tarafından kendi hassasiyetlerine ve ahlak anlayışlarına göre her gün yeniden çizildiği memlekette Yeni Akit öncülüğünde başlatılan sansür kampanyası dünkü kararla resmileşti ve internet üzerinden yayın yapan kanallar RTÜK denetimine girdi.

İddialargöre dijital platformlardaki yayınlar gençleri ve çocukları “kötü” yönde etkiliyor, aile ve toplumun yapısını dejenere ediyormuş. Bu yapımlar bununla da kalmayıp, İslamofobi’yi körüklüyormuş.

Neyse lafı uzatmayalım, sonuçta ifade özgürlüğünün de bir sınırı var, öyle değil mi?

Artık belgelerle konuşmaya başlayalım.

Yeni Akit 23 Temmuz’da işaret fişeğini yaktı. Gazete sürmanşetindeki, “Sapkınların yeni tuzağı: Netflix” başlıklı haberinde şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’de yüz binlerce üyesi olan dijital TV platformu Netflix, ‘özgür ekran’ adı altında sapkınlığı meşrulaştıran dizi ve programlara imza atıyor. Skins, House of cards, Sabrina, Doctor Who, Stranger Things, Sis, Black Mirror, El Chapo, Narcos ve daha birçok dizisinde sapkın ilişkiler idealize edilerek sunuluyor.”   

Gazete 24 Temmuz’da manşetin yanındaki, “Netflix, sapkınlığı da İslamofobi’yi de körüklüyor” başlıklı haberinde ise, “Eşcinsel sapkınlığın propagandasını yaptığını ifşa ettiğimiz dijital TV programı Netflix’in, hemen hemen tüm içeriklerinde İslam düşmanlığı yapıldığı ortaya çıktı. Dünya üzerinde yüz milyondan fazla abonesi olan ve Türkiye’de de 170 bin civarında kullanıcısı bulunan Netflix’in, İslam’ı çağdışı gösteren birçok içeriği fütursuzca yayınladığı belirlendi. Amerikan menşeili Netflix’in, Homeland, Elite, Bodyguard, Colletaral ile Black Mirror dizilerinde İslam’a ve Müslümanlara yönelik organize karalamalar yapıldığı ifade edildi. Özellikle gençlerin rağbet gösterdiği bir platform olan Netflix bünyesinde yayınlanan; Diktatör, Bir Box, The Promise filmlerinde de İslamofobik sahnelere sıklıkla yer verildiği kaydedildi” ifadelerini kullandı.

Akif Beki ise Karar gazetesinde 25 Temmuz tarihli “Netflix, Akit’e hak verdiriyor” başlıklı yazısında şöyle demişti:

“La Casa de Papel’in 3. sezonunu izlemeye başladım. Fakat o da ne, zorlama eşcinsellik propagandasıyla tadını kaçırmasınlar mı güzelim dizinin! Cılkını çıkarana kadar abartılmış, senaryoya yapay olarak boca edilmiş, rahatsız ettiği kadar eğreti de kaçan galizliklerden söz ediyorum. Evet, cinsel yöneliminden dolayı kimsenin ayrımcılık ve şiddete maruz kalması savunulamaz. Evet, bu güvenceyi içeriyor diye, İstanbul Sözleşmesi’nin aileyi bozmayı ve toplumu ifsat etmeyi amaçlayan bir proje olduğu safsatalarına katılmıyorum. Evet, cinsiyetçi şiddetle mücadeleye taraftar olduğu için, KADEM’in uğradığı saldırıları da son derece haksız buluyorum. Evet, İstanbul Sözleşmesi’ni imzaladı ve yasal düzenlemelerle hayata geçirdi diye iktidarın eleştirilmesi, ailenin temeline dinamit koymakla suçlanması da akla ziyan... İster insan doğasına aykırı bir sapkınlık, ister anlayış gerektiren bir hastalık ya da isterseniz bir tercih özgürlüğü olarak görün. Nasıl yaklaşırsanız yaklaşın, eşcinsellere cinsel yönelimlerinden dolayı şiddeti destekleyebilir misiniz? Müstahak ve mazur gösterebilir misiniz? Devlet onların eşit hak ve özgürlüklerden yararlanmasını güvence altına almak, canlarını korumak zorunda değil diyebilir misiniz? Fakat tartışma sorunlu kabuller, sakat önyargı ve komplolar üzerinden yürüyor diye eşcinselliğin hem de göze sokarak özendirilmesi de mi tasvip edilecek? Bu mudur beklenen? Farklı cinsel yönelimlerin ev içi veya sokak şiddetiyle ezilip bastırılmasını teşvike karşı çıkmak, bunu şiddeti alenen övme yani propaganda suçu saymak başka şey... Eşcinselliğin kurguya yedirilerek düpedüz teşvik edilmesini onaylamak, basbayağı propagandasına ve özendirilmesine göz yummak, hatta alet olmak, bir de arka çıkıp olması gereken en tabii seçimmiş gibi sunmak başka şey... Kusura bakmasın Netflix ama bir değil, iki değil, dizi ve film izlemek için platformuna gelenlere, ha babam bu ikincisini empoze ediyor, ha bire araya eşcinselliği normalleştirme ve sıradanlaştırma mesajları sıkıştırıyor. Kullandığı dili tartışırız ama izleyicinin şurasına kadar getiren bu dayatmacılık karşısında Akit’in tepkisine hak vermemek elde değil. Önceki gün yayınladıkları “Sapkınların Netflix tuzağı” başlıklı haber, bir gerçeği yansıtıyor. ‘Eşcinselliği yayma’ misyonuyla hareket ettikleri izlenimi ne uydurma diye hafife alınabilir ne de yersiz bir muhafazakar paranoyası. “Gençliğin imanını şarkılarla çaldılar” haberindeki gibi içi boş bir duyarlılık değil yani bu kez. ‘Eşcinsellik propagandası diz boyu, hangi dizisini açsanız sansürsüz bir özendirme akıyor, çizgi filmlere kadar bulaştırdılar, nasılsa denetleyen yok, eşcinselliği olağanlaştıran sahneler fütursuzca sergileniyor ‘ dediği kadar var hani Akit’in. Orange Is The New Black’ten Grace and Frankie dizisine, Stranger Things’ten Black Mirror’a, El Chapo’dan Narcos’a, Sabrina’dan Skins’e, House of Cards’tan Doctor Who’ya, Sis’ten Voltron Legendary Defender isimli çizgi filme...Gazete, uzun bir çeteleyle eşcinselliğin nasıl ‘aşılandığı ve göklere çıkarıldığı’nı örneklendiriyor. La Casa de Papel’in son sezonunu da alın ekleyin işte o listeye. Yok artık Netflix!”

Beki, bugünkü, “Netflix ve RTÜK denetimi” yazısında ise şu ifadelere yer verdi:

“Muğlak ve yoruma açık yerlerde, RTÜK özgürlükçü mü, yasakçı mı davranacak?   

Geçmiş pratikler umut verici değil. Bu da düzenlemenin kötüye kullanılabileceğiyle ilgili kaygıları arttırıyor.

Bildirici, "Dijital ortamlardan bağımsız habercilik yapan siteler, gazeteciler, YouTuberlar ve sair bireysel iletişimlerin bu yasa ve yönetmelik kapsamına girmediği kanısındayım" diyor.

Faruk Bildirici'ye göre asıl sakınca, isteğe bağlı platformlarda 'uygunsuzluk' gerekçesiyle görüntülerin kapatılması, konuşmaların biplenmesi ihtimali.

İstemeyenin maruz kalmadığı bu paralı platformların, kamuya açık yayınlardan ayrı ve daha geniş bir özgürlük sınırına tabi tutulmaları gerektiğine ben de katılıyorum.

Netflix eleştirilerime gelince...

O eleştirilerin muhatabı, sıcağı sıcağına soran mecralarda da belirttiğim gibi platformun kendisiydi, RTÜK değil. Ne eleştirilerimden ne de Netflix aboneliğimden vazgeçiyorum diye açıkça  söyledim.

Kamu otoritesinin araya girmesini, hariçten müdahaleyle karışmasını istemeden bu ikisini bir arada yapma imkanı yok mu?”

Yeni Akit sürmanşetindeki habere, “Netflix artık denetimde” başlığını attı. Haberde, “Gazetemizin gündeme taşıyarak tehlikelerine dikkat çektiği internet üzerinden yayın yapan platformlar için yetkililer harekete geçti. Başta Netflix olmak üzere internet aracılığıyla yayın yapan yeni nesil TV portalları, RTÜK’ün kontrolüne girdi. Bu tür platformlara RTÜK’ten lisans alma zorunluluğu getirildi” ifadeleri yer aldı.

Yeni Şafak ön sayfasının altında, “İnternette başı boşluk dönemi bitiyor” başlığını kullandı ve “Eşcinselliği teşvik ettiği, birçok filmi cinsellik ve şiddet üzerine kurduğu için eleştiri konusu olan internet yayın platformlarına denetim geliyor” dedi. (Mini yorum: Bunlar, şiddete karşı çıkan akademisyenler için verilen hak ihlali kararını linç ederler ama yobazlıklarına şiddet bahanesini kullanmaktan da çekinmezler)

Star gazetesi ön sayfasının altındaki, “Dijital platformlara RTÜK denetimi geldi” başlıklı haberinde, “Netflix başta olmak üzere internetten yayın yapan platformlara lisans şartı getirildi. Bu kurumların yurt dışı kaynaklı olanları Türkiye’de şirket kurmak zorunda kalacak. Yayıncı kuruluşlar RTÜK denetimi sonrası uygun görülmeyen içerikleri de çıkaracak” ifadelerine yer verdi.

Takvim habere, “Rezalete neşter” başlığını attı ve “Ahlaksız yayınlarla aile ve toplumu dejenere eden dijital platformlara neşter vuruldu. RTÜK, internet üzerinden yapılan yayınların denetleneceğini duyurdu” dedi.

Akşam gazetesi, “Dijital platformlara RTÜK denetimi” başlığıyla verdiği haberde, “Denetimden muaf olan Netflix, Puhu TV ev Blu Tv gibi dijital platformlar, artık RTÜK’ten lisans alacak ve denetime tabi olacak. Bu platformlar ayrıca, çocuklar için ebeveyn koruması sağlamak zorunda” ifadelerini kullandı.

Türkiye gazetesi haberi ön sayfasının altından, “Netflix de artık RTÜK denetiminde” başlığıyla anonsladı.

Cumhuriyet, Birgün, Evrensel ve Sözcü gazeteleri rahatsızlıklarını saklamadı.

Evrensel gazetesi haberi manşetin yanından, “İnternete sansür Resmi Gazete’de” başlığıyla gördü ve “RTÜK’e internet yayınlarını denetleme yetkisi veren yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. İnternet ortamında düzenli olarak yapılan her türlü yayın, dizi-film vb. denetim kapsamına alındı. Yönetmelik ‘sansür’ tartışması nedeniyle tepki çekmişti” dedi.

Birgün gazetesi habere birinci sayfasının altında, “RTÜK TV kanallarını bitirdi, sıra Youtube ve Netflix’te” başlığıyla yer verdi. Haberde, “AKP’ye yakın isimlerin ‘Ahlakımız bozuluyor’ cümleleriyle eleştirdiği internet üzerinden yayın yapan kuruluşlar, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) denetimine alındı. ‘Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik’ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle Netflix, BluTV ve Puhutv gibi internet televizyonları ‘denetim altına’ alındı. Yönetmelikle, internet üzerinden yayın yapan yurtiçi ve yurtdışı televizyonların yanı sıra internetten yayın yapan haber paylaşım sitelerinin, Türkiye’de şirket kurmaları ile vergi vermeleri de zorunlu kılındı” ifadeleri yer aldı.

Cumhuriyet habere, “Dijital yayın boğulacak” başlığını attı ve “AKP’ye yakın çevrelerin ‘sapkınlığı yayıyor’ gibi iddialarla hedef gösterdiği Netflix ve BluTV gibi dijital yayın platformları RTÜK denetimine alındı. RTÜK, ‘uygun bulmadığı’ içeriklerin çıkarılmasını isteyebilecek. İçeriklere erişim engeli getirebilecek. Lisans zorunluluğu da getirilerken RTÜK üyesi İlhan Taşçı, ‘Bu, özgürlük alanını tıkayan bir yönetmelik olarak tarihe geçecek’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Sözcü gazetesi ise, “RTÜK’ten internet TV’lere sansür” başlığıyla verdiği haberde, “İnternette abone olunarak izlenilen Netflix, BluTV ve PuhuTV gibi kanallar, RTÜK denetimine alındı” ifadelerini kullandı.

 



Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design