Anasayfa / Medya izleme / “Yoksulluk kara listede”

08 Kasım

“Yoksulluk kara listede”

​Evrensel, bankalar tarafından kara listeye alınanların sayısının geldiği noktayı manşete çekti.

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Yoksulluk kara listede” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Ekonomiyi ‘kredi’ yoluyla hareketlendirmek isteyen iktidar politikaları, yurttaşı borca sürükledi. Bankalar, bu yıl aldığı borcu ödeyemeyen 1.2 milyon kişiyi kara listeye aldı. Ekmeğe ise rekor zam yolda.

Bankalar kârına kâr katarken, bu yıl 1.2 milyon yurttaş borcunu ödeyemediği için bankalar tarafından kara listeye alındı. Son 5 yılda bankaların kara listesine giren yurttaş sayısı 4 milyonu aştı. 819 bin kişi bankalara olan bireysel kredi borcunu, 706 bin kişi de kredi kartı borcunu zamanında ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alındı.

Ekmek Üreticileri İşverenleri Sendikası Başkanı Cihan Kolivar, aralık ayı gelmeden İstanbul’da 5 TL’ye satılan ekmeğin fiyatının 7.5 TL’ye çıkacağını duyurdu. Ekmeğin 1 TL olduğu 2018’de günlük asgari ücret ile 53 ekmek alınabilirken, bugün asgari ücret ile sadece 36 ekmek alınabiliyor. Ekmeğe zam gelmesi durumunda ise alınabilen ekmek sayısı 25’e düşecek.”

“Uyuşturucu, silah, mafya”

Birgün gazetesi manşetinde, “Uyuşturucu, silah, mafya” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Türkiye, uluslararası çetelerin hesaplaşma adresi olurken çetelere ve mafyaya yardım ve yataklık iddiaları Saray’a kadar uzandı. Hemen her ay bir ülkenin çete üyesi ya yakalanıyor ya da silahlı saldırıya karışıyor. Ülkenin çete ve uyuşturucu tacirlerine teslim edildiği eleştirilerine yanıt veren Emniyet Genel Müdürlüğü, ‘Suç şebekelerinin, terör örgütlerinin, yabancı istihbarat teşkilatlarının iftiraları ile karşı karşıyayız’ açıklaması yaptı.

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve CHP Milletvekili Alpay Antmen, hükümet-çete-siyaset ağı ile Türkiye’nin içinde bulunduğu uyuşturucu batağına yönelik BirGün’e değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin uyuşturucu baronları için açık bir pazar haline geldiğini vurgulayan Antmen, ‘Uyuşturucu kullanma yaşı gittikçe düşerken 10 yaşındaki çocuklarımız dahi bu batağa sürükleniyor’ dedi. Mersin Limanı’na gelirken yakalanan uyuşturucuları anımsatan Antmen, ‘Uyuşturucuların sahipleri, finansörleri ve uyuşturucu baronları tam anlamı ile tespit edilmiyor’ dedi.

Afgan savaş lordlarının, IŞİD’in malzeme tedarikçilerinin ve Sırp suç örgütü liderlerinin Türkiye’de cirit attığını belirten Antmen, şunları kaydetti: ‘Türkiye'deki bu mafya, çete, uyuşturucu kaçakçılığını temelinde AKP'nin kaynağı belli olmaya paraların, kara paranın ülkeye girişine izin vermesi ve hatta göz yumması da en önemli etkenlerden biri. Çok açık ve net söylemek gerekirse suç örgütleri, uyuşturucu baronları, mafya güçlü ve kararlı bir devlette barınamaz. Ülkemizde bu gün suç örgüleri, mafya ve uyuşturucu baronları ellerini kollarını sallayarak rahatça geziyor, birbiri ile silahlı çatışmaya giriyor, birbirini infaz ediyor.’”

“Sürpriz geri adım”

Karar gazetesi manşetindeki, “Sürpriz geri adım” başlıklı haberinde, “Başörtüsüne anayasal güvence için daha önce ‘Bu iş parlamentoda çözülmüyorsa millete götürelim’ diyen Cumhurbaşkanı söylem değiştirdi. AK Parti’nin teklifine ilişkin Erdoğan’ın ‘Prensip olarak temel özgürlüklerle ilgili konuların halk oylamasına gitmesini doğru bulmuyoruz’ çıkışı ‘geri adım’ olarak yorumlandı.

Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüne yasal güvence teklifine karşı ‘anayasa değişikliği’ni ortaya atan Cumhurbaşkanı, referandumu işaret etmişti. CHP liderine seslenen Erdoğan ‘Hadi sıkıyorsa gel referanduma gidelim. Parlamentoda bu iş çözülmüyorsa millete götürelim’ ifadelerini kullandı. Ancak seçim öncesi halk oylaması mesajına muhalefet liderleri ‘Temel haklarda oylama olmaz. Başörtüsünü istismar etme’ tepkisini gösterdi.

Kamuoyuna yansıyan tepkilerin ardından Cumhurbaşkanı’ndan dikkat çeken tavır değişikliği geldi. Bakanlar toplantısı sonrası konuşan Erdoğan şunları söyledi: Temel hak ve özgürlüklerle ilgili konuların halk oylamasına götürülmesini doğru bulmuyoruz. Temennimiz de Meclis’te bu değişikliği doğrudan kabul edecek bir çoğunluğun sağlanabilmesi. Ancak Meclis denkleminde başka bir mecburiyet ortaya çıkarsa gereğini yaparız’” ifadelerine yer verdi.

“Müftülerden cemaat isyanı”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Müftülerden cemaat isyanı” başlıklı haber yer aldı:

“Diyanet; 4. İlçe Müftüleri Kongresi’ni, ‘DİB’in Gelecek Perspektifi, Hizmetler, Hedefler, Stratejiler’ gündemiyle Ankara Kızılcahamam’daki bir otelde yaptı. Kongrede, Başkan Ali Erbaş’ın da çalışmaları takip ettiği ve bazı ilçe müftüleri ile görüştüğü belirtildi. Ayrıca müftülerin de görüşlerini aktarabileceği açık kürsüler düzenlendi. Bu açık kürsü ve çalıştaylarda müftülerin çeşitli eleştirilerde bulunduğu belirtildi. 

Bazı müftülerin ‘cemaat uyarısı yaptığı, siyaset eleştirisinde bulunduğu’ öne sürüldü. İddiaya göre, Diyanet’in tarikatlara ilişkin raporunda ‘son derece içe kapalı yapısı bulunduğu’ belirtilen Süleymancıların, ‘Kuran kurslarını yönettiği’ belirtildi. Süleymancılar, ‘en tehlikelilerden biri’ olarak nitelendirilirken ‘yönetimin Süleymancıları koruduğu, Kuran kurslarını yönettiği, müftülere bu konuda sahip çıkılmadığı, gelecekte FETÖ’den daha tehlikeli sonuçların doğabileceği’ eleştirisi yöneltildi. 

Ayrıca müftüler, ‘siyasi baskıların olduğunu’ söylerken ‘toplumun güvenmesi, siyasetle aramıza mesafe koymamıza bağlı’ değerlendirilmesinde bulundu. Dikkat çeken bir diğer eleştirinin ise ‘atamalara’ ilişkin olduğu belirtildi. İddiaya göre, ‘müftü atamalarında adaletli davranılmadığı, referansı olanın isteğinin yapıldığı, referansı olmayanların atamalarında sorunlar yaşandığı’ aktarıldı.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design